22 Aralık 2016 Perşembe

PARANOYA 4

Ne menem zihniyettir bu!

Kaçınılmaz çatışmanın geleceğine dair ayak sesleridir bunlar. Biri kalkar Halep'in hesabını soruyorum der  Rus Büyükelçisi'ni öldürür, biri tırla noel pazarına girer Berlin'de, biri İsviçre'de cami bombalar. Bir kez olsun bile düşünmezsin! Niye oluyor bunlar?
Düşünmezsin çünkü aldığın eğitim düşünme, sorgulama melekelerini köreltmiştir.
Düşünemezsin çünkü aldığın din ağırlıklı eğitim beynini iğdiş etmiş. Beynin iğdiş edilmemiş olsaydı
" bu suikast Türk Rus yakınlaşmasını bozmak amacıyladır" demezdin.  Türk Rus yakınlaşmasını, Halep Rusya'nın istediği gibi Suriye Devleti kontrolüne girdiğinde yandaş medyana ağıt yaktırıp sabote edenin sen olduğunu anlayabilirdin. Az biraz sentez becerin olsaydı. "biz Suriye'ye Esed'i devirmek için girdik" demezdin. Rusya'nın Esad yanlısı olduğunu ve Rusya izniyle uçabildiğini düşünebilirdin.
Ne dedi Büyükelçi katili: Halep intikamını aldım. Ektiğin rüzgar fırtına oldu, farkında değilsin.
Rusya'nın acısını paylaşıyorum deyince herkesin inanacağını sanıyorsun ama kimse inanmıyor.
Yatsı geçeli çok oldu, sen hâlâ mumunun yandığını sanıyorsun.
Yaşamı din ile biçimlendirmeye kalkışıldığında çıkmaz yola girildiğini fark edemiyorsun. Hangi dinden olursa olsun fanatiklerin yapacaklarının öngörülemez olabileceğinin ayırtında değilsin. Laik düzenin egemen olması halinde her şeyin daha güzel olduğunu anlayamadın. Güzelim ülkenin içine sıçtın.
Büyükelçi'yi öldürenin  ".... Cumhuriyet Anadolu Lisesi" mezunu olduğunu öylesine vurguladın ki Cumhuriyet ve Anadolu düşmanlığını kustun adeta. Cumhuriyet'e ve Anadolu'ya olan düşmanlığının gözünü öylesine karartmış ki, ülkemizi getirdiğin bu güvensiz ortamın farkında bile değilsin.
Biliyorum, hissediyorum. Feto umurunda değil senin. Varsa yoksa 17/25. 17/25 unutulacaksa Türkiye'nin yok olmasını bile iplemezsin.  Tıpkı "ben sultan kalayım sevr'e razıyım" diyen Vahddettin gibi. Kendini öyle büyük görüyorsun ki hesap verecek olmayı kabul edemiyorsun. Oysa bir bakteri gibisin. Bakteri gibsin kardeşim,çok küçüksün ama örneğin havaya karışsan milyonlarca hatta milyarlarca insanın ölümüne sebep olabilirsin.
Ne kolay değil mi? Facebook'u, twitter'i engelle, yayın yasağı koy, kimse bilmesin, bilemeyince düşünemesin, senin söylediklerinle yetinsin. Her şeyin en doğrusunu sen bilirsin ya.... Tıpkı Mussolini. Hitler, Stalin vb. gibi.
Yandaşların ne yapacaklarını şaşırdılar. Dün "insanın bir Rus uçağı daha düşüreceği geliyor" diyen yandaşın, bugün Rusya Büyükelçisi'ne ağıt yakıyor.
Aklınca Fetocuları temizliyorsun ama gidenlerin yerine aldıkların yine badem bıyıklı, yine alnı secdeye varan, yine dinci. Tek amacın  yüksek maaşlı yerlere yandaşlarınızı getirmek, büyük ihaleleri yandaşlara vermek... Eğitime, birikime, liyakata yine önem vermiyorsun...
Sen gelmeden önce sadece Pkk vardı. Şimdi Fetö var, El Nusra var, Işid var, Tak var, Pyd var, var oğlu var! ve hatta DHKP-C bile hortladı.
Hani insanda biraz akıl izan olur diyeceğim ama olmayabiliyormuş.






31 Ekim 2016 Pazartesi

PARANOYA 3

Yaklaşık 30 yıldan beri söylediklerime; burası İran değil, ordu var, AYM var, Danıştay var, Yargıtay var diyerek itiraz eden arkadaşlarımdan biri dün "galiba haklısın" dedi.
Onlara derdim ki: gelecekte İslami yaşama uygun giyinmediğimiz, davranmadığımız vb. gerekçelerle sokakta saldırıya uğrayacağız, gittiğimiz karakoldaki polis de, mahkeme hakimi de saldırganlarla aynı düşüncede olacaklarından bize değil saldırgana hak verecekler, hatta İslami yaşam biçimine uymadığımız için fırçalayacaklar.

Akp iktidar olalı beri yazdıklarımı okuyan bir kaç okuyucum bilir, şeriatın geldiğini, ama kimsenin haberi olmadığını yazar dururum.

Asıl iddiam Türk Kürt savaşı değil ama laik antilaik savaşı yaşayacağımız ve bu savaşı laiklerin kaybedeceğidir.

Bugün olur mu bilmem ama Cumhuriyet Gazetesi'ne el konulmaya çalışılması bu savaşın tetikleyicisi olabilir. Baskı, muhalif gazetelere, muhalif olan her kuruma, hatta sosyal medyadaki muhaliflere bile yansıyacak.  Okullardaki gerici eğitim uygulamalarından sıtkı sıyrılan velilerin kalkışacakları protestolar da baskıdan paylarını alacak. Ve bir süre sonra muhaliflerin yapacakları protestolar muhtemelen provokatörlerce sabote edilmeye başlanacak. Yine başta "münferit" eylemlerdir denilecek, üstünkörü kınanacak ama kimse cezalandırılmayacak.

Bir süre sonra, devam edecek protestolara karşı çıkışlar şiddetlenecek. İş muhtemelen sopalı baskınlarla başlayacak, giderek bıçaklı, ateşli silahlı saldırılara dönecek. Laik kesim, yok demokrasiydi, yok laiklikti, yok insan haklarıydı, cumhuriyetti falan diyerek karşısındakini fikirlerle ikna etmeye çalışırken ya küfür yiyecek, ya kafasına sopa inecek ya da bıçaklanacak veya kurşunlanacaktır. Laik kesim çatışmaya kaybetmek zorundadır ve kaybedecektir! Çünkü çoğunda insan sevgisi vardır, "can" her şeyden önemlidir. Karşısındaki ise İslam adına cinayet işlediğinde cennete gideceğine inanmış insan kalabalığıdır ki acımasızlıkta sınır tanımazlar.

Yani kısaca savaşların en acımasızı olan din kökenli iç savaşa doğru dolu dizgin gidiyoruz. Dilerim Cumhurbaşkanı ve Hükümet   IŞİD'den ders almışlardır ve bu gidişe engel olmaya çalışacaklardır.


25 Ekim 2016 Salı

PARANOYA 2

1984 yılında başlayan pkk kalkışmasını takip eden günlerde Türkiye iç savaşa mı sürükleniyor sorusuna evet iç savaşa sürükleniyoruz ama Türk Kürt savaşına değil laik antilaik savaşına sürükleniyoruz derdim. Ogün bugündür aynı şeyi söyleyip duruyorum.Arkadaşlarım beni anlamıyor, bana hak vermiyorlardı ki bugün gazetelerdeki bildirilerini okuyunca arkadaşlarımın değil ama Osmanlı Ocakları'nın benimle aynı fikirde olduklarını gördüm..
Arkadaşlarım, "iyi ama neden din savaşı olacak dediklerinde" dinsel kavramlar gittikçe yaygınlaşıyor, yaşam biçimimiz, kültürümüz İslamiyet doğrultusunda değişiyor, Bir süre sonra İslami yaşam biçimine ayak uydurmak istemeyenler ile İslamı yaşam biçimi yapmak isteyenler zorunlu olarak çatışacaklardır diyordum. Dinler doğaları gereği toplumu biçimlendirmek zorundadır. "Hem Müslümanım hem de örneğin namaz kılmam, hesabını O Dünya'da Allah'a veririm diye bir şey yok" dayatmalarına maruz kalacağımız günlerin yakın olduğunu söylerdim.
Atatürk "biz yarım yamalak olsa dahi şeriatla yönetilen bir ülkede büyüdük, şeriat  insan yapısına aykırıdır, bundan sonra laik düzen olacak" dedi ve oldu ama biz laik düzeni anlayamadık, Laik düzen için bir bedel ödemedik. Bu yüzden değerini bilmiyoruz. Müslüman ülkeler arasında Humeyni'yle değişim geçiren İran halkı bedel ödüyor. Gelecekte gerçek anlamda laik Müslüman ülke İran olacak. Biz gelecekte İran halkının günümüzde ödemekte olduğu bedeli ödeyeceğiz. Ondan sonra laisizmin kıymetini bileceğiz. İşte bu bedel ödeme din kökenli iç savaşla olacak derdim ama arkadaşlarımdan biri olduğum için kimse pek iplemezdi. Ve hatta iyi ama derlerdi arkadaşlarım: AYM var, TSK var, Danıştay, Yargıtay var.... Zamanla hepsine kendileri gibi düşünenleri  atarlar derdim.
Tamam da biz İran gibi olmayız derlerdi. Tüm okulları imam hatip yaptıklarında, evrim teorisini, cumhuriyet ilkelerini kitaplardan kaldırdıklarında 15 yıl sonra tümümüz değil İran, Arabistan gibi oluruz derdim.
H.H.Korkmazgil'in deyimiyle: Geldik bu güne.
Onlar konuşur AKP yapar oldu.
CHP başı örtülü devlet memuru olamaz dediğinde "münferit olaydır" dendi.
Günümüzde başı örtülü olmayan memurluğa alınmıyor.
CHP öğretmenler öğrencileri cuma namazına götürüyor, laikliğe aykırıdır dedi,Münferit olaylardır dendi.
Bütün okullarda mescit zorunlu hale getirildi
CHP kamuda dinsel simge kullanmak laikliğe aykırıdır dedi, münferit olay dendi.
Tesettürlü Hakim, savcı, polis var şimdi.
CHP askeriyede din ön plana çıkarılmamalı, ast üst ilişkisi bozulur dedi.
Her kuvvet komutanlığının bir imamı oldu.
Gn.Kurmay Başkanı. yatsı namazını kılmıştım, arkasından boğazıma kemer doladılar dedi.
Suriye'deki harekata katılan askerlerin topluca kıldıkları namaz görüntüleri yayınlandı.
Örnekleri uzatmak mümkün. Feto dindar memur, subay, hakim, savcı, milli eğitim müdürü vb. olsun istiyordu, RTE'nin de istedikleri aynıydı. Hepsi oldu ama RTE Feto'ya düşman.
İyi de Türkiye harap olduktan sonra ne fark eder ki?






29 Ağustos 2016 Pazartesi

PARANOYA

Pazar günü akşama doğru ressam Cengiz Uğur'un atölyesine gittim. Biraz laflar  ve yeni çalışmalarına bakarım umuduyla.  Ne var ne yok dediğimde, Miguel de Unamuno'yu okuyorum dedi. Kim olduğunu sordum ki hiç duymamıştım adını. Doğru mu bilmiyorum ama bütün dinlere eşit uzaklıkta insandı ancak dinleri araştırırken neredeyse Hristiyan olacaktı dedi.
İyi de  bu kadar uğraşacağına Lukiamos'u okusaydı ya dedim.
Lukiamos kim dedi.
Adıyaman Samsatlı dedim.
2000 yıl önce yaşamış.
Okumak isterim dedi.
Tamam dedim.
Eve geldiğimde ilk olarak kitabı aramaya başladım. Bulamadım gitti ama gözüme takılanlar nedense hep polisiye romanlar oldu. Polisiye kitaplara bakarken Poirot, Larsson, Holmes, Maigret ve dedektiflerin cinayet çözme yöntemleri takıldı aklıma. Hepsi "kime yaradı" sorusuyla başlıyorlardı soruşturmalarına. Evet! kime yaradı? Kelalâka biliyorum ama  çakma darbeyi düşündüm. Çakma demem, darbenin ilkelliği açısından. Yoksa bal gibi hem de oldukça kanlı bir darbeydi.
Kime yarayabileceğini sıraladım kendimce.
Çoluk çocuğuna üç bin TL maaş bağlanmış şehit olarak adlandırılan Niyazi'ye yaramış olamaz.
Kafası kesilen emir kulu Mehmetçik'e yaramış olamaz.
Demokrasi nöbeti tuttuğunu sanan saf ve temiz Anadolu çocuklarına yaramış olamaz.
İktidar savaşını vatan savaşı sanan embesillere yaramış olamaz.
Kala kala Hükümet ile CB kaldı.
Hem Hükümet'e hem de CB'ye yaradı.
Akkondu'ya gelmem diyen muhalefeti ayağına getirdi.
Popülaritesi inanılmaz derecede yükseldi. Neredeyse demokrasi kahramanı olduğunu ben de kabul edeceğim ki "demokrasi benim için amaç değil araçtır" dediği halde.
Cumhuriyet'in temelini oymaya çalışan İsmailağa cemaatine, menzil grubuna, Erenköy cemaatine, Süleymancılara, Işıkçılara falan ses çıkardığı yok; varsa yoksa 17/25 intikamıyla fetöcülar.
Ortada BOP var.
BOP eşbaşkanı olduğunu gururla söyleyen eski BB, yeni CB var.
Condoleezza Rice var.
Ortadoğu'nun yeniden yapılandırılmasına sıcak bakmayan entelektüel Al Gore var.
Ortadoğu'da sınırların yeniden çizilmesine sıcak bakan kazma Goerge Bush var.
Al Gore'ın kazandığı başkanlık seçimini ayak oyunlarıyla Bush'a veren sistem var.
ABD'nin Irak'a Türkiye üzerinden girmesine engel olan CHP var.
Kafasına çuval geçirilen TSK var.
TSK'nin bunu unutmayacağını, mutlaka hesap soracağını düşünenler var.
Bu nedenle TSK'nin yeniden biçimlendirilmesi gerektiğine inananlar var.
Hiç ilgisi yokken askeri hastanelerin sivilleşmesi var ki askeri tabiblik farklı bir disiplin gerektirir.
Üzerinde hayli düşünülmesi gereken askeri okulların kapatılması var.
Nerdeyse Sevr'de kabul ettirilen ama Lozan'da çöpe atılan taleplerin yerine getirilmesi var.
Alnı secdeye değen subay, general, öğretmen, bakan, milletvekili, büyükelçi vb. var. Yani feto'nun istedikleri birebir gerçekleşti.
Reza Zarrab var.
Reza Zarrab'tan alınan bilgilerle CB'na şantaj yapılacağına inananlar var.
Bekleyin emri gelmeseydi CB'nı alacaktık diyen Tuğgeneral Sönmezateş var.
Siz ne dersiniz bilmiyorum ama sanırım danışıklı dövüş var.
Kısaca ve kanımca: ABD'nin CB'ye kaç, FETO'ya tut dediğinin resmidir.







12 Mayıs 2016 Perşembe

SELAHATTİN DEMİRTAŞ'A KIZMALI MIYIM?

Gazetelerde, Facebook'ta yazılanlara baktığımda, paylaşılan nefret duygularını onaylamak geliyor içimden bazen.  İyi yazmışlar, kapak olmuş diyeceğim, beğen seçeneğini işaretleyeceğim anlar olmuyor değil ama içimden bir ses "yapma!", kendini O'nun yerine koy, sonra kararını ver diyor.

Bir kaç aydır yazmayı düşündüğüm bu yazıyı boşa çıkaran bir hamle geldi aslında Selahattin Demirtaş'tan. Hani dokunulmazlıklarının kaldırılıp vatandaşlıktan çıkarılmaları konuşulmaya başlandığında "neyi,kimi çıkarıyorsun" çıkışı vardı ya işte o! Reddettiğini söylediği Türk Vatandaşlığına nasıl da sarılmıştı ve  bu yazıyı yazmamı gereksiz kılmıştı ya ben onu dinlemeyip anladığım Demirtaş'ı anlatmaya çalışayım.

Ben ki Selahattin Demirtaş'ım, milletvekiliyim, 17.000,-TL maaş alıyorum, sağlık, yemek, seyahat, araçlarımın yakıt giderleri neredeyse sıfır. Çocuklarımı en iyi okullara gönderiyorum.  Pahalı elbiseler giyiyor, lüks yerlerde tatil yapıyor, kalburüstü restoranlarda yemek yiyebiliyorum, bir elim yağda bir elim balda misali

İyi de ülkemin hain ve düşman ilan ettiği Apo ile niye mi konuşuyorum? Niye kocaman bir ülkeyi yönetmeye soyunmak varken Allah'ın ittir ettiği verimsiz, kıraç topraklarda, bir kısım insanları elan mağara evlerde yaşayan, eğitim, kültür düzeyi hayli düşük toplumdan oluşacak, dünyaya kapalı  bir devlet kurmak için uğraşıyorum, Niye terörist cenazelerine katılıyor, niye onlarca kişinin katili teröristin evine taziyeye gidiyor, niçin özerklikten söz ediyorum?

Mantıklı bir yanıt bulamadım ama aklıma korku geldi. Selahattin Demirtaş korkuyor!
Apo'nun, Bayık'ın, vb.lerinin bir işaretiyle yok edilmekten korkuyor.
Bir canlı bombanın yanına gelip kendini patlatmasından korkuyor.
Çocuklarının, eşinin kaçırılmasından korkuyor.
Korkmakta haklı:
Devletini yöneten Hükümet, Demirtaş'ı korumuyor. Tıpkı halkını korumadığı gibi.
Demirtaş'ı tehdit eden Apo'nun sesini kesemeyen Hükümeti var.
Para ve ikbal peşinde koşmaktan kafa kaldıramayan Demirtaş'tan bana ne diyen Hükümet görevlileri var.
Memleketine gittiğinde yolda yürürken uzaktan kumanda ile havaya uçurulabileceği asfaltın altına patlayıcılar yerleştirilmesine izin veren başbakanlar var.

Hainlikleri daha fazla uzatabilirdim ama hafakanlar bastı.
Demirtaş sanırım haklı. Hükümet teröristle kolkolaysa vatandaşa boyun eğmek düşer.
Onun yerinde olsaydım aynı şekilde davranır mıydım? bilemiyorum ancak ramak kalırdı diyebilirim.





15 Temmuz 2015 Çarşamba

SEÇİMLER ÖNCESİ HDP Mİ VATAN PARTİSİ Mİ ÜZERİNE BİR ARKADAŞIMA GÖNDERDİĞİM İLETİ.

Mustafa Kemal'in Askerleriyiz diyenlere Mustafa Kemal'in köpekleri diyene, ilkel, gerici,ırkçı Şeyh Said'in heykellerini  dikene, Efkan Ala için verilen gensoru oylamasında meclisi terk edene, 17-25 Aralık yolsuzluk soruşturma komisyonundan çekilene karşı  tavır koyuyorsam bu objektif olmak değilse nedir? Yaptıklarına değil de söylediklerine ve yazdıklarına mı bakmalıyım?
İhtilâller döneminde hapse girip işkence görmeyen mi var!  Birine Filistin Askısı, diğerine bok yedirmek sadece işkencecinin  ne tür işkenceden zevk aldığının göstergesidir kanımca. Hani solcu Kürt işkence gördü de ülkücü delikanlılar görmedi mi?
Hem!  biz Türk, onlar Kürt değildir. Günümüzde hepimiz Türk'üz, bundan önce Osmanlı'ydık, ondan önce Roma'lı, ondan önce Frig, ondan önce Hitit, ondan önce Hatti, ondan önce Hurri, ondan önce Luvi..... ondan öncesini bilmiyorum. Belki Neandertal olabiliriz. Türkiye'de ari ırktan söz etmek asla mümkün olabilemez ve sanırım bu söz Dünyada sadece Anadolu  için söylenebilir. Düşünsene adı bile müthiş. "Ana dolu"  yani sayılamayacak kadar ana var. Bu isim tesadüf olabilir ama  bu yarımadaya daha iyi bir isim bulunamazdı.
İyi  de, Nejla HDP'ye oy verse ne olacak!  Sonuçta bir oycuk. Hasan'ın derdi ne? diye sordum kendime. Cevabını E.A.POE'dan aldığım ve briç anayasasına ek başlığıyla yazdığım yazıda buldum.  Tanıdığım Nejla, bırak kadınları, ortak veya rakip oynadığım erkeklerin büyük çoğunluğundan iyi bir oyuncu. Sizin orda oynadığım oyunlarda rakibim olan erkekler tırnağın bile olamazlar. İşte böylesine işlek, analiz ve sentez yeteneği yüksek bir zekâ HDP konusunda akıl tutulması nasıl yaşayabiliyor?
Son: Vatan Partisine oy vereceğim çünkü oyu aslında Vatan Partisine değil TGB'ye  veriyorum. Yani Çağdaş Cengiz'e, İlker Yücel'e.  Perinçek'in de ne dediği değil son zamanlarda ne yaptığı umurumda. Eskiden öyleymiş böyleymiş bana ne!

9 Mart 2015 Pazartesi

DOLAR NİÇİN YÜKSELİYOR?

atin.org sitesinden alınmış bir yazı. Biraz uzun ancak  herkes mutlaka ama mutlaka okumalı.





Merkez Bankasında Bir Konuşma

Göksel TÜRK’ün, D sınıfı hissedar temsilcisi olarak 24 Nisan 2001 Salı günü, T.C. Merkez Bankası Genel Kurulunda yaptığı konuşma daha önce başka bir yerde yayınlandı mı bilmiyoruz. Yaşadığımız günlere tercüman olan bu konuşmayı zevkle okuyacağınızı tahmin ediyoruz.

Yüce Genel Kurulun değerli üyeleri, Saygıdeğer konuklar, Kamuoyunu bilgilendirmek için yorulmadan çalışan basın görevlileri, Sözlerime başlarken hepinizi saygıyla selamlarım.

Önce bir gerçeği belirteyim:

GEÇMİŞTE YAPTIĞI YANLIŞLARI UNUTANLAR, O YANLIŞLARI SİL BAŞTAN YAŞAMAK DURUMUNA DÜŞERLER.

Bu kural, içinde bulunduğumuz durumun hem bir özeti, hem de en güzel açıklamasıdır.

İyi de, bunun Merkez Bankasının Çalışma Raporuyla ne ilgisi var?

Açıklayayım. Merkez Bankası, sıradan bir ticari ortaklık, sıradan bir banka değildir. Onun genel kurulunda, “sermayeme ne temettü verilecek” sorusu en sonra gelen konudur. Bu Genel Kurulda konuşmak için, en azından, şu üç konuda açık olmak gerekir:

Merkez Bankası nedir?

Para nedir? Gücü nereden gelir? ve

Ülkenin içinde bulunduğu durum nedir?

10 Aralık 2014 Çarşamba

ŞERİAT KAYGISI YERSİZ Mİ?-3

Komşu komşu huuu!
-Huuuu!
Şeriat geldi mi?
-Geldi geldi...
Nasıl geldi?
-At'ı geldi Şeri kaldı.

18 Ekim 2014 Cumartesi

HOMO IŞİDİSMUS

Evrim üzerine yazılmış bir kitabı okurken uyuyakalmıştım. Gece yarısına doğru kapı çalındı. Uykum gözlerimden akıyordu, çocuklar açar deyip uyumaya devam ettim  ama zil bir kez daha öttüğünde kalkıp kapıyı açmak zorunda kaldım.

James Cameron'un Avatar'ını beş kez seyretmemiş olsaydım yüreğim ağzıma gelir ve korkudan ölürdüm kesinlikle. Karşımda kuyruksuz bir Avatar vardı. Gülümseyerek baktı "beni Küçük Prens gönderdi, kendisini ne kadar çok sevdiğini biliyor, Asteroid B612'den sürekli seni izliyor, Homo Işidismus'u anlayamadığının farkında, seni aydınlatmamı rica etti, ben de kalkıp geldim" dedi.

Çaktırmadan evin içine göz attım. Tüm odalar karanlık ortada kimse yoktu. İşaret parmağımı dudaklarımın üzerine götürüp dikine tuttum ve diğer elimle eve davet ettim. Sanki "sessiz olun" diyen hemşire sembolünü biliyormuş gibi usulca içeri girdi. Salonun kapısını kapattım. Küçük Prens Homo Işidismus üzerine ne anlatmanı istedi diye sordum.

15 Temmuz 2014 Salı

AB’ye Hayır, ABD’ye de!

2003 yılında yazılmış bir yazı.

Şimdiye kadar;

1-Sürekli geri teknoloji ithal ederek; yurdumuzu, hurda otomobil mezarlığına çeviren   KOÇ HOLDİNG,  AB’ye evet dediği için.

2-Dışarıda yatırım yaparak Türkiye’ye gelir getirmek yerine; Dupont, Toyota,Danone ve benzeri yabancı kuruluşlarla ortaklık kurarak,  kaynaklarımızın dışarıya akmasına neden olan; bu kuruluşlardan şutlanırken gıkını çıkaramayan  SABANCI HOLDİNG, AB’ye evet dediği için.

3-Dünyaya daha çok üretmek, daha çok satmak, daha çok para kazanmak üzere geldiğimizi düşünen ve insanları sağmal inek olarak gören  tüm İŞADAMLARI, AB’ye evet dediği için.

5-Demokrasiyi, hukukun üstünlüğünü, insan haklarını her şeyde önemli saymanın AB ile ilgisi olmayıp, eğitim ve yasal düzenlemelerin yanında, bürokrasinin keyfi tutumunun yıkılmasıyla   ilintili olduğunu halka anlatmayan MEDYA, AB’ye evet dediği için.

6-Türk Milletini; Luvi,Truva, Hitit, Frig, Lkya, Lidya, Urartu, Med, Pers, Bizans, Oğuz, Özbek, Acem, Tatar, Türkmen, Kürt, Laz, Çerkez, Gürcü, Abhaz, Ermeni, Yahudi, Rum ve diğer ırkların; binlerce yıl içerisinde birbirlerine kaynaşarak  oluşturduklarını bildikleri halde, Kopenhag Kriterleri isimli dayatmada, azınlık haklarından söz edip Bask’lara, Katalan’lara, Kuzey İrlandalılara, Korsikalılara ayrı devlet kurmak ve ya mevcut devletlerle  birleşmek hakkını tanımayıp, yapmadıkları şeyleri  BİZDEN İSTEYENLER, AB’yi kurdukları için.

7-200 kişiyle onbin Güney Amerikalıyı nasıl öldürdüklerini gururla anlatan, Konstantinopolis dedikleri İstanbul’u  tarihte bir eşi daha olmayan vandallıkla*  yağma eden, Afrikayı, Amerikayı, Asyayı sömürerek sermaye biriktiren, 10-12 yaşlarındaki çocukları maden ocaklarında çalıştıran, düzene muhalif tutuklularını, hapishanelerinde öldürüp intihar süsü veren, kalkınma süreçlerinde, en acımasız gümrük duvarlarıyla sanayicilerini koruyanların,  “Demokrasi, İnsan Hakları, Serbest Piyasa Ekonomisi” önermelerine: SİZ ÖNCE GEÇMİŞİNİZ HESABINI VERİN  diyebilmek için.

Hayır diyordum.

2 Temmuz 2014 Çarşamba

MADIMAK MÜZE OLSUN, KEBAPÇI KALSIN.

ESKİ BİR YAZI. 2 TEMMUZ 1993 MADIMAK KATLİAMI ANISINA YENİDEN.


Madımak vahşeti Anadolu’ya yakışmadı demiş...

2 Temmuzu takviminden silmiş...

Seneyi 364 güne indirmiş...

Ve rahat(!) etmiş biri olarak...

Eğer bu akşam...

“Muhlis Akarsu/Aşık Olan Durmaz Ağlar” cd’sini dinlemiyor olsaydım...

Muhlis Akarsu Madımakta yakılmamış olsaydı...

Bırak Madımak üzerine yazmayı...

Vahşeti hatırlamazdım bile...

Madımak müze olsun, kebapçı mutlaka kalsın demek yerine(!) .....

“Madımak müze olsun kebapçı kapatılsın” demiyorlar mı?...

26 Aralık 2013 Perşembe

ERDOĞAN BAYRAKTAR

Trabzon'daki Ayasofya'nın camiye dönüştürülme sürecinde Trabzon yerel gazetelerine da yazmıştım ama derdimi kimseye anlatamamıştım. Trabzonlu olmak bir ayrıcalıktır. Hem de olumlu ayrıcalıktır. Trabzonlu'nun eski bir kiliseye bakışı başkaları gibi olamaz, olmamalı! demiştim. Benim gibi düşünenlerin sayısı hayli kalabalık olduğu halde Ayasofya Trabzon'a yakışmayacak bir ilkellikle, baraka camiye dönüştürüldü. Yangından mal kaçırırcasına.

İyi de Bayraktar'la Ayasofya'nın ne ilgisi var be! dediğinizden eminim. Son açıklamasına kadar Bayraktar da Ayasofya'nın cami  yapılmasına alkış tutan Trabzonlular gibi Trabzonlu olmanın ayrıcalık olduğunu bilemeyenlerden biriydi. Bu yüzden yıllardır bir zır cahilin talimatlarıyla iş yaptı.

Trabzonlu bir bürokrat olan Bayraktar'ın talimat almaya böylesine yatkın oluşuna hayret ediyordum.
Trabzonlu olmanın bir ayrıcalık olduğunun ayırtında olanların temel özelliği "talimat vermeyi sevmemeleri, almayı hiç sevmemeleridir".

Bayraktar nihayet Trabzonlu olduğunu hatırladı. Bir Trabzonlu'ya yakışacak biçimde söylemesi gerekenleri söyledi, bakanlıktan da vekillikten de istifa etti.
Keşke çok daha önce yapsaydı diyeceğim geliyor ama; buna da şükür.




   

20 Aralık 2013 Cuma

KİMSENİN YAŞAM TARZINA KARIŞMAYIZ

                                                                    R.T.ERDOĞAN

-Evrimi yanlış buluyorsanız
-Yaratılışa inanıyorsanız
-Başınızı açmazsanız
-Başınızı örterseniz
-Kadın erkek bir arada olmazsanız
-Kadın erkek ayrı ayrı yerlerde olursanız
-Alkol almıyorsanız
-Alkol alıyor ama akp'ye oy veriyorsanız
-Diz üstü etek giymiyorsanız
-Tüm eteklerinizin boyu diz altıysa
-Tayt giymiyorsanız
-Tayt giyip üzerini uzun bir pardesü ile örtüyorsanız
-Erkeklerle aynı plajda denize girmiyorsanız
-Kadınlar plajında denize giriyorsanız
-Gezi parkına gidenler teröristtir diyorsanız
-Gezi eylemlerine katılmıyorsanız
-Oruç tutmuyor ama tuttuğunuzu söylüyorsanız
-Oruç tutuyorsanız
-Şeyhi olmayanın şeyhi şeytandır diyorsanız
-Bir şeyhin dizi dibinde yeriniz varsa
-"Her yer Taksim, her yer direniş" demiyorsanız
-Evde tuttuğumuz yüzde elliden biriyseniz
-"Erdoğan dünya lideridir" diyorsanız
-"Erdoğan dünya lideridir" demeyenlere kızıyorsanız
-"Demokrasi teokrasiye giden yoldur" diyorsanız
Sizin de yaşam tarzınıza karışmayız.



14 Eylül 2013 Cumartesi

DEMOKRATİK LAİK CUMHURİYETE ELVEDA.

2006 Yılında yazılmış  yazı.


Zaman tam da Requiem zamanıdır...

Mozart mı Webber mi?

Demokratik Laik Cumhuriyetimizin cenazesini kaldırmamız gerekiyor...

Cumhuriyetimizi dualarla yıkanlar, dualarla uğurlanmasına izin vermezler...

Cenaze marşımızı seçmeliyiz...

Lorin Maazel yönetiminde Sarah Brightman ile Placido Domingo ağır bastı...

Webber’i seçtim.

22 Mayıs 2013 Çarşamba

TÜRK SÖZCÜĞÜ KİME BATIYOR?

Uygarlık ve İnsanlık tarihi M.Ö. 600.000 yıllarına kadar götürülmektedir. M.Ö. 600.000 ile M.Ö. 3.000  yılları arasındaki yaşama dair elimizde pek fazla kanıt olmamakla birlikte, mağaralara çizilmiş bazı resimler, hayvanın yapamayacağı el aletleri örnekleri ile yerleşim birimlerinden yola çıkılmaktadır uygarlık tanımlaması yapılırken. M.Ö.3.000'den bu yana yaşayan uygarlıklar yazılı eser bıraktıkları için onlar hakkında daha net bilgilere sahibiz.

17 Mart 2013 Pazar

ŞERİAT KAYGISI YERSİZ Mİ?-2

THY dış hatlar terminalinde bira içen bir yolcuyla "senin içtiğin içkinin günahı bize yazılıyor" gerekçesiyle tartışan umre adayları arasında çıkan arbedeye müdahale eden polis; kimliğini kontrol ettikten sonra bira içen yolcuyu, "hem Müslümansın hem de umre adaylarının olduğu yerde bira içiyorsun" diyerek  fırçalıyorsa...

20 Şubat 2013 Çarşamba

MUDRA SÖZLÜĞÜ

Not: Mudura Sözlüğü henüz tamamlanmamıştır. Yeni sözcükler ekleneceği gibi bazı kelimelerin yazılışlarında ufak değişiklikler olabilir; bu nedenle meraklıların sürekli izlemesinde yarar vardır. Alıntı yapılacaksa bu bloga link verilmesini rica ederim.

Aba. Abla

Abril. Nisan ayı.
Gece sert ruzgâr esdi
Yıkildi yığınımız
Abril ayından sora
Olacak düğunumuz.

Aca. Acaba.

Afala. İyice irileşmiş yaşlı yunus balığı.

Afgun. 

Afgur. 'Seni dinlemiyorum, boşuna konuş da dur' anlamında söz.
Seni tinlemeyirım
Poşina konuşda dur
Saadi ayarladım
Çalana kadar afgur

Afgurmak. Köpek havlaması. Birinin yüzüne karşı saygısızca bağırıp çağırmak.
Ahır altinda sebed
Çıkdi dibi oldi bed
Penım bi köbeğım var
Afgurur nöbed nöbed.

Agidmek. Bir nesneyi bir yerden bir başka yere taşımak. Bir yere gidecek birisine yol göstermek veya olası tehlikelere karşı korumak amacıyla eşlik etmek.

Ağuz. Yeni doğurmuş ineğin kesilmiş sütü. Toz şeker katılarak kahvaltıda tüketilir.
Yeni doğurdi siğır
Bu sabah yeduk ağuz
Yarim kitti askere
Kodi beni yalanuz.

Aldamak. Hile yapmak, kandırmak. Söz verip tutmamak.
Kiresun yali yali
Kayığımız poyali
Aldadıyisın peni
Seni kidi Vona'li

Aldirmak. Hedefe isabet ettirmek.

Alimedre. 6-10 metre uzunluğunda kamaralı, aynakıç tekne.

Alişdi. Yakılmaya çalışılan ateş yanmaya başladı.

Alişdir. Çalı çırpıyı, odunu veya kömürü tutuştur.

Altiyangiler. Denize ya da dereye doğru daha  aşağıda ama yakın olan evlerde yaşayanlar.
Kacayırım kocaya
Uyidi bizimkiler
Pencereden çıkarken
Gördi altiyangiler

Amel. İshal

Amokda. Yabani çilek.




















Amokdayı dobladım
Sevduğuma sakladım
Herkes horon deberken
Ben oni gucakladım.


Ander. Kahrolasıca, yok olasıca.
Ah tuman kara tuman 
Sardi tört yanımızi
Ander kalsın sevdaluk 
Yakacak çanımızi.

Ander: (Argo.) Erkek cinsel organı.
Bir atışmadan:
Hopalı-Yenmişim Samsunluyu/Ofli geldi tebeli
Oflu   -Sarildi anderuma /hamsi sandi Hobali.

Anderina. Kocayemiş.














Bayırda anderina
Yabraklari bir yana
Aman vermeyi bize 
Hağu bizım kaynana.

Angırmak. Eşek anırması.

Ankmak. Ölüye ya da çok uzun süredir görüşülmeyen bir tanıdığa dair konuşmak.


Anksırmak. Aksırmak.

Angona. Zehirsiz ufak bir yılan.












Arana. Örümcek.

Argo. Mısır tarlalarında kendiliğinden yetişen patatese benzeyen ancak bir tarafında yenmeyecek bir bölümü bulunan yer meyvesi. Haşlanarak ya da külün içine konularak pişirilir. Piştikten sonra yenmeyecek kısmı küçük bir darbeyle  koparılır ve patates gibi tüketilir. Patatesten daha lezzetlidir.
Padadisdan hoşlanmam
Argo severim argo
Mard gelenda delirır 
Hağu kuyruksuz margo.





















Arkagiler.  
Evin arka tarafına bakan  komşu evin halkı.

Arkuri. Verev. Çapraz. Yanlamasına.  Argo: Uyumsuz, ters.
Gel kitelım ormana
Kuri ormanlar kuri
Sakın bolaşma işe
Kez arkuri arkuri.

Aruk. Zayıf, sıska.
Eşkıyanın Cavat'i
Adini koyduk Maruk
Kara sevda yuzunden
Aruk kaldım ben aruk.


Aşaagiler.  Altiyangilerden daha da aşağıda olanlar.


Aşana. Aşhane. Eski evlerin girişinde bulunan büyükçe antre. Hem mutfak hem de oturma odası olarak kullanılır.
Kukku ne bağırırsın
Karşıki daşanada
Annesi vurdi oni
Ağlayi aşanada.

Aşir.

At yoli. Araba yolu.

Avat Tikeni. Mora (Böğürtlen) adı verilen meyveleri çok lezzetli olan yabani bitki.  Meyve ağaçlarını özellikle kiraz ve inciri çocuklardan korumak amacıyla ağaçların gövdesine bolca sarılır ve ağaca çıkılması engellenir.



















Sevducuğum uzadi 
Yelgen sereni gibi
Sarilacağım oğa
Avat tikeni gibi.

Ayak Yoli. Hela.

Ayam. Hava, hava durumu.
Yedi ajansinda ben
Dinlerim hep ayami
Senin sevdiğin uşak 
Hağu pizım Kaya mi?

Ayidlama. Fide haline gelmiş ekinlerin toprağını havalandırma ve sık olanları ayıklama. Çapalama.
Ayidladım darlayi
Sıra geldi kazmaya
Çok sevdaluklar eddım
Allah günah yazmaya.

Ayın oyun. Sandığın, düşündüğün gibi değil. İşin içinde çok iş var. Az buz.
Sevelım birbirini
Senelerce durmadan
Alalım birbirini
Ayın oyun olmadan.

Ayna. Tek gözlü dürbün.
Aynali tüfeğımi
Kaldirdım dereceye
Gel kacalım sevduğum
Kalmayalım geceye.

Aynakıç. Arkası düz balıkçı teknesi.

.











Bacaroz. Sakar
Rüyama kirdi penım
Goncolozun yirisi
Yıkdi bizim yığıni
Bacarozun birisi.

Balacı. Tayfaların başı

Barba. Karaya çekilmiş kayıkların devrilmemeleri için felenklerle kaburga arasına konulan ağaç destek. Genellikle dikdörtgen prizma veya dikyamuk prizma  şeklindedir.
Cekeceğum kayiğı
Hazirlayın barbayi
Sevdamla bakışmadan
Biçemedım darlayi.

Başayağı. Yeni defnedilen cenazenin baş ve ayak uçlarına gelmek üzere toprağa sokulan işaret tahtası. Ayak kısmındaki baştakine göre daha ufak olur. Standart bir biçimi yoktur. Fotoğraftakiler Kaptan Amca'mın başayaklarıdır.




















Bayaşağa atmak. Gereksiz şeyleri daha yukarıda olan yerlerden yamaca doğru atarak uzaklaştırmak. Bir şeyden onu atarak kurtulmak.

Bedaliza. Kelebek.

Beki. Belki.
Ocak başı bileki
Var kıyısında eki
Allah allah diyelım
Çare buluruk beki.


Bel. Tarlaları  sürmeye yarayan el aleti. Toprağa rahat girebilmesi için çatal kısmı demirden; hafif olması için gövdesi ve gövde üzerindeki tutamağı ağaçtan yapılırdı. Şimdilerde tümü demirden yapılıyor.
Tarlada belleyenlerin ellerinde orijinaline uygun Bel'ler.



Belle bellemeleri
Koy davana belleri
Yar elbise bicdirmiş
Ben olsam düğmeleri

Bellemek. Bel kullanarak tarlayı ekilir hale getirmek.
Belleduk tarlalari
Koduk onlari tava
Muammet'in beşinden
Tuşdi yere Mustava.

Beşko. Odun sobası.






















Bet. Kötü, çirkin.
Vermedın bağa kızi
Ermedım muradıma
Çağırayım köbeğı
Siçsın bet suradına


Bibil.
Yabani ağaçların ve çalıların meyvesi. Bazıları yenir, çoğunluğu yenmez.

















Bile. Birlikte.
Bu köyün elmalari
Alır yere dallari
Dobla güzelım dobla
Bile yeruk onlari.

Bileki. İçerisinde mısır ekmeği pişirilen bazalttan oyulmuş pişirme kabı. Evin zemininde açılmış olan yer ocağının içerisinde durur. Etrafı külle doludur. Üzerine ateş yanar. Ekmek pişirileceği zaman içerisindeki közler dışarı çıkarılır, iyice temizlenir, mısır ekmeği hamuru ile doldurulur, üzerine bazalttan veya kalın saçtan yapılmış kapağı örtülür, ateş yanmaya devam eder. Üstte yemek pişerken altta ekmek pişer. Kapağı kapatılmadan önce hamurun üzerine lahana yaprağı konulduğu da olur.















Bizik. Evcil hayvanların, kümes hayvanlarının, büyük-küçük baş hayvanların anüsü. Şaka yollu küfürlerde erkekler arasında da kullanılır. Koyayım b...ine.

Bocurgat. İğrat

Boğalmak. Bunalmak

Boğda. Buğday.
Boğdalukdan yol olmaz
Benden derdli kul olmaz
Dedi hayde kitelım
Senden iyi yar olmaz.

Boğda labasi. El değirmenlerinde bulgur kalınlığında çekilmiş buğday,  pirinç pilavından biraz daha sulu olacak şekilde pişirilir. Yemek tabaklarına konulunca içerisine tereyağ atılıp karıştırılır ve yoğurtla beraber tüketilir.

Bokuç. Yarım yumruk büyüklüğünde çakıl taşları ile oynanan çocuk oyunu.

Bokyiyenın uşağı. Sempatiyle karışık hafif kızgınlık taşıyan, çoğunlukla çocukların ve gençlerin yüzüne karşı veya gıyabında edilen söz. Liburdi karşıtı.

Bolaki. Ola ki. İnşallah. Umarım.
Yaylanın çümenine
Gel menine menine
Bolaki kocan elir
Ben kelırım yerine.

Bolanmak. Bolaşmak.

Bolaşmak. İstemeye istemeye ama bilinçli olarak bir işe başlamak, bulaşmak, karışmak. Balık ağlarının, halatların ve misinelerın çözülemeyecek şekilde karışması.
Endum ifderiluğa
Bolaşdım deliluğa
Dedi bana kaynanam
Yakışdın kelinluğa.

Bolayke. Bolaki.

Boy Vermek. Derin denizde ayak kuma değerken iki eli yukarıda birleştirip derinlik ölçmek.
Bugün bi dere keşdum
Üç boy idi derıni
Salla sari fistani
Alsın pizi serıni.


Buba/Boba. Baba.
Küçükden yedim oldum
Buba demedim buba
Ula senın peşine
Yoruldum koba koba.

Bülanar: 

Buldur. Geçen yıl.
Kara davuk ucayi
Kanadini acayi
Buldur sevdığım güzel
Bu yıl benden kacayi.

Buli buli. Tavukları çağırma nidası.
Davuklar buli buli
Hebisida kukulli
Niye varmadın bağa
Ben da Allah'ın kuli.

Buzak. Buzağı.
Aynali buzacuğum
Gel bağıra bağıra
Çok konuşma karşimda
Korum seni ahıra.

Cabalama. Hareket etme rahat dur anlamında emir kipi.

Cabar. Nazar etme yeteneği yüksek kadın.

Camiş. Çamış.

Çabula. Karadenize özgü el yapımı ayakkabı.
Ayağında çabula
Safa keldın abula
Sen kitta kızın kelsin
Adlayalım  kafula.

Çalbara. Dip kısmı daha dar ve kendine has kapak biçimi olan tencere.



















Çaplika: Keşişleme estiği zamanlar deniz üzerinde oluşan küçük  dalga kırıkları.

Çaynik. Çaydanlık. İçerisine az miktar çay atılarak demlenir.  Çaynikte demlenen çayla bardak tamamen doldurulur. Ayrıca su eklenmez, yani demlik değildir.





















Çazi. Güvenilmez, her türlü dolap çevirmeye yatkın dedikoducu kadın.
Bahcesinde bazilar
Yabrağında yazilar
Kavuşamayacağuk
Var arada cazilar.


Çelik deynek oyini:

Çinluk. Çulluk.













Çiten. Selander.  Kışlık yiyecekleri  hayvanlardan, özellikle farelerden korumak amacıyla dört direk üzerine kurulmuş dörtgen depo.
















Soydilar misirlari
Doldurdular çiten'e
Mevlam sabirlar versın
Kizli sevda edene

Çivit. Meyve çekirdeği.

Çiya. Odun, kömür ateşinden fırlayan kıvılcım.

Çorlanmak: Sevilmeyen kişilerin, istenmeyen misafirlerin gönülsüzce sunulan yemekleri arsızca yemelerini betimleyen deyim.

Çömber. Üzeri işlemeli, desenli baş örtüsü.
Beyazli çömberıni
Bağla güzelım bağla
Aha ben gideyirım
Kemenceme bak ağla.

Çulu yemek: Yenilmek, kaybetmek.

Dadala. Yaprakları sıkılıp suyu çıban kökenli yaralara damlatıldığında hemen iyileştiren bitki.




















Daltaşak. Çırılçıplak kalmış erkek.

Davara. Karabasan görülmesine sebep olduğu sanılan hayali varlık. Davara derin uykudayken insanın üstüne çöker. Bir eliyle ağzını, diğer eliyle burnunu kapatır.Davaranın bir eli delik olduğu için insan delik elle kapatılan uzvundan nefes alır. Bir süre çırpındıktan sonra davaradan kurtulur.
Davara bindi oni
Titreddi kuyruğuni
O darafta sorarlar
Dünyada edduğuni.

Desinler. Gösteriş hastalığı.


Deyt. Köpek kovalama nidası.

Dibur.(Argo) Anüs, Makat.
Diburunu beğenmezsem anderuma bile osuramazsın.


Dikenli: Kovit balığı, iskorpit.

Dolanmak. Sarılmak.

Donanma. Mermi atarak yürüyen konvoy.
Karadeniz deyiler
Nedır habu donanma
Oyle bir küne gelduk
Bobana da inanma

Dosa.

Düvermek: Üzerine abanıp itmek, itelemek,

Ediş edmek. Gürültü çıkarmak.

Edişmek. Birine bağırıp çağırmak, bozuk atmak, fırçalamak.

Efya. İyice irileşmiş yaşlı karabatak.

Eğle. Durdur.

Eğlen. Dur.

Ehya. Suni gübre.

Eksi. Ucu yanmış ağaç dalı parçası.










Ekşili. Palamut büyüklüğünde istavrit veya kefal balığı ile yapılan patatesli sebzeli yemek. Palamut büyüklüğünde istavrit mi olur dediğinizden eminim ama 1980'li yılların başına kadar Karadeniz istavritleri palamut boyundaydı.

Elinın körü.

Trabzon deyince aklıma bir salkım kareymiş gelir.
Bahçeler dolusu zindan yeşili
İçin için kandil kandil ballanır
Kandiller içinde bir kandil yanar
Bir kız deli gibi koşmaya başlar
Yanaklarında amoftaların alı
Dudaklarında kareymişlerin moru
Göğsünde.... Elinin körü (B.R.Eyüboğlu)



Erme. İncir, kiraz, dut ağaçları  meyvelerin yenecek duruma gelmiş olması.

Ese. Sahi, hakikaten, gerçekten.

Eşgin. Ağaçların dibinden çıkan fide.
Kesdaneyi kesdiler
Eşgin vermesın deyi
Beni köyden sürdüler
Sevda edmesın deyi.

Evetlemek. Acele etmek.

Eza. Kibrit.
Çabulamın debesi
Benzeyi bi kugara
Ver bağa ezani da 
Yakayım bi zigara.

Faryap. Ateşin aniden alevlenmesi.

Fasila kavurmasi. Fasulye turşusunun tereyağ ve soğanla kavrulmuş hali.



















Felemit. Çeyiz sandıklarının içindeki küçük bölme. Eski camilerde ana giriş kapısının iç kısmında kapı pervazının hemen üstünde bulunan ve içine kuran konan dikdörtgen boşluk. Küçük niş.
















Felenk. Kayıkların denize indirilmesine veya karaya çekilmesine yarayan ortası kertilmiş ağaç yatak.












Feli. Kabak dilimi.
















Yarimi kördum onlan
Teli oldım pen teli
Barcalandi yureğım
Oldi pilduğun feli.

Feruk. Civcivlikten çıkmış tavuk. Argo: 15 yaş dolaylarında genç kız.
Acılın geri geri
Yabalım horan yeri
Kelsin kirsin koluma
Ayşe'nın ferukleri.

Ferzul.

Filiga.

Filiya. Fındıklıklardan ve ormanlardan çalı süpürgesi ile toplanıp ahırların zeminine yayılan  kuru yaprak çayır karışımı. Sığırların toprakla ya da betonla temasını keser, soğuktan korur.
Ahıra ser filiya
Pişir evde huliya
Kacıracağım seni
Bazartesi saliya.

Foduk Oyini. Kumda karşılıklı iki oyuncunun önünde avuç büyüklüğünde ve derinliğinde üçer adet adına hane denilen çukur açılır. Her çukura mile büyüklüğünde altışar çakıl taşı konur. Oyunculardan biri sağdan sola olmak üzere hanelerdeki taşlarla oyuna başlar. başladığı haneyi takip eden hanelere birer taş bırakarak bitene kadar devam eder. Son taşı koyduğu hanedeki taş sayısı çift ise o hanedeki bütün taşları alır.Oyunculardan birinin taşları bitince oyun da biter. Oyun şeklini kavrayınca ilk başlayan oyuncu her zaman kazanır.

Fol.  Kuş yuvası.Tavukların yumurtladıkları yer. Kümeste olabileceği gibi kümes dışında, tavuk tarafından seçilen bir yer de olabilir. Genellikle zemininde kuru çayır yaprak karışımı vardır.
Rüzgar esdi tağıddi
Davukların folini
Yar bana unuddurdun
Bizım evın yolini.

Fol. Vakfıkebir'in eski adı.
Ayağımda çabula
Fol'a giderim Fol'a
Sen kitta kızın gelsın
Adlayalım kafula.

Fosuk. Yılan, porsuk gibi hayvanların yer altına açtıkları tünel şekline yuva.

Furun.Kuzine. Sol tarafındaki kapağın gerisinde odun yanar. Üstünde yemek pişirilir ya da çay demlenir. Sağ tarafındaki daha büyük kapak arkasındaki boşlukta ateşe temas etmeden argo, patates, kestane ve çoğunlukla mısır ekmeği pişirilir. Pişirmenin yanında bulunduğu ortamı ısıtmakta da kullanılır.




Furun istine furun
Durun uşaklar durun
Sevduğumi alayım
Sonra peni eldırın.


Fuska. Yenilebilecek irilikte ama içi henüz tam olgunlaşmamış  incir. Argo: Kadın, özellikle genç kız cinsel organı.

Galandar. 13 Ocak.

Galandar eğlencesi. Geceleyin hediye almak amacıyla evler dolaşılır. Dolaşanlar komşu evlerin kapılarını çalar. Kapı açılmak üzereyken saklanılır. Eldeki torba açılan kapıdan içeri atılır. Evden torbaya bir şeyler konur ve dışarı bırakılıp kapı kapatılır.Çocukların bayramlarda bahşiş almak umuduyla komşu evleri dolaşmalarına benzer. galandar gecesi komşu evler girilmez. Girilirse o yıl meyveler ve ekinler az olur.

Galop. Madis çubuğu. Ağ gözü genişliğine göre çapı değişir.





Gargalak. Dalgaların sahile bıraktığı ufak dallar. Odun sobalarında yakacak olarak kullanılır.
Deniz tişari addi
Tobla gargalaklari
Beşko hazir bekleyi
Gel yakalım onlari.



Garganak. Su değirmenlerinde tanelerin değirmen taşındaki oyuğa dökülmesini sağlayan tahta. Değirmen taşıyla teması kesilirse  taneler dökülmez. Değirmen taşının üzerinde garganağın taşa temas ettiği yere denk gelecek şekilde ayarlanan tümsek vardır. Taşın her tur atışında taşın üzerindeki çıkıntı garganağın taşla temasını keser ve tane akışını durdurur.
Keç kittim dööormene
Nebeti alamadım
Garganağın sesinden
Uyku uyuyamadım.




















Garlankuş. Kırlangıç
Garlankuşi vurdilar
Bi avuç kani içın
Ver ağzıma memeni
Bobanın cani içın.


Gavraş. Köpeklerin birbirleriyle dalaşması.

Gavraşmak. Dalaşmak (Köpekler için.).

Gaybana. Mendebur. Lanet olasıca. Sevimsiz.
Ağır ağır yüklerden
Arkam çurıdi derden
Ölsem de kurtulamam
Gaybana sidemlerden.

Gayde. Makam . Ritim. Ezgi.
Ben kemence çalamam
Her gaydeden anlamam
Eller ne dersa desın
Ben yarımdan olamam.

Gaygana. 
Tarladan aldım bazi
Yabacağum gaygana
Senın zalım anandan 
Olmaz olsun gaynana
  
Germager. Ağzına kadar dolmuş.neredeyse patlayacak kadar dolu.

Gıcili

Gocareyis. Balıkçı teknesine tayfa bulan kimse.

Gomsilamak. İspiyon etmek.

Goncoloz. Çocukları korkutmaya yarayan hayali varlık. Biçimi üzerine yapılmış bir tanım yoktur. Söylencelere göre zemherinin ilk 10 gününde mahalle aralarında ıssız sokaklarda dolaşır, karşısına çıkanlara kimsin? nereden geliyorsun? nereye gidiyorsun? sorularını sorar. Bu sorulara içerisinde "kara" sözcüğü geçen isimlerle yanıt verenlere dokunmaz, veremeyenlerin kafasına arkasında sakladığı yün tarağını saplar. Bu yüzden goncolozun sokakta olduğu günlerde evlerdeki yün tarakları kilit altına alınır, zorunlu olmadıkça dışarı çıkılmaz, ıssız sokaklara girilmez.

Gorzit. Odun, kütük.

Goşa:

Goyermek. Serbest bırakmak. Saldırmak. Vurmak. Pes edip bırakmak.
Ayvalar çiçek açti
Yunan goyerdi kaçti
Yunanın bahçesinde
Osmanli çadır açti.

Gömre. İnek dışkısı. Gübre olarak kullanılır.

Göreslemek. Özlemek. Göreceği gelmek.
Sökül saclarım sökül
Sökül önüme tökül
Göresledım yarımi
Dağlar aramdan çekil.

Gudi gudi. Köpek çağırma nidası.

Guduk. Kanatlı hayvanların gagası. Francala ekmeğin iki ucu.

Gudumsuz. İnsanın şansını azaltan, uğursuz, kademsiz.

Gugul. El yapımı başlık.
Davuklar guli guli
Ben almam boyle duli
Ben alırsam alırım
Memeleri gugulli.

Habu. Bu. İşte bu!
Habu paşlık parasi
Oldi yürek yarasi
Oni icad edenler
Olsunlar yüz karasi

Habu daka. Bu kadar.

Habule. Ha böyle. Böyle.
Habule yana yana
Tuşdum yar olmayana
Arar seni gözlerım
Ne yanasın ne yana?

Habura. Bura.Bulunduğumuz yer.
Haburasi neresi
Galanima deresi
İsdedım da vermedi
Yesın oni nenesi.

Haçan. Bir işin bir olayın meydana geldiği zamanı betimleyen nidaMadem. Eğer. Madem ki. Öyleyse.
Haçan eberdım seni
Erukluğun düzinde
Dişleme derdın bağa
Yara olur yuzumde.


Hağu. O. İşte o.
Ay vurur ağaçlara
Gölge olur daşlara
Duşubda elecesın
Yazık hağu saclara.


Hağule. Ha öyle. Öyle..
Şişe galayli şişe
Asdım oni kirişe
Bakın durun hağule 
Koşmayın oni işe.

Hamsalak. Zararsız  az akıllı.


Hark. Ark. Değirmene su taşıyan üstü açık toprak oluk.
Suyu bağladım harka
Gelıyi aka aka
Sen türkü bilmeyisın
Yiyesın ölmüş saka.

Hamsikuşi. Tuzlu kılçıksız hamsi elle parçalandıktan sonra, kuru soğan, yeşil soğan, maydanoz , pırasa, mısır unu iyice karıştırıldıktan sonra köfte biçiminde kızgın zeytinyağında pişirilir. İstenirse pişirme süresinin sonuna doğru üzerine yumurta kırılabilir.
















Harman Horozi. Bir kuş türü.














İsdemem dedın bağa
Şaşırdım ben Yoroz'i
Senın sevdığım uşak
Olsun harman horozi.

Has sarayi. Çok eğlenceli oluyor.

Haşefter:

Haşi. Yastık yorgan kılıfı, çarşaf, örtü gibi leğende yıkanamayacak büyüklükteki eşyaların derede yıkanmasına verilen ad. Eşyalar  haşi sepetiyle taşınır, haşi tokmağı ile yıkanır; deterjan olarak kül kullanılır.
Hurt Hayri deresinin
Kaşi yüksektir kaşi
Habu çamaşırlari
Temizler küllü haşi.

Hanagar.

Haşli. Çok sıcak

Hayin. Mecaz, kusursuza yakın mükemmellikte ... Ne hayin oynayi, ne hayin vurdi oni.

Hedik. Kar ayakkabısı.









Hers. Hırs

Hışır. Eski püskü. Ele gelir yanı yok. Mecaz: Çok yorulmak. hareket edemeyecek durumda olmak.


Hışıri çıkmak. Perişan olmak, parçalanmak.

Hışırini çıkarmak. Öldüresiye dövmek. Perişan etmek.

Hodal. Yabani güvercin türü Çulluk avına çıkıldığı gibi Hodal avına çıkılır. Eti yenir.
















Horaman. Mısır saplarının kurutulmak üzere kızılderili çadırı şeklinde yığılmış hali.





















Horoz Bibiği. İstifizaların dibinde yetişen uzun Gonca Gül'e benzeyen yaklaşık 2 cm boyunda, balı emilen  minik bitki.
Hov. Arzu. İstek. Libido.
Gece girdi yadağa
Başladi ellemeye
Halime'yi hov tutti
Uşak dalar memeye.

Huhurek. Baykuş.

Huli.  Kara lahana gövdesinin (kustel)  soyulmuş hali. Çiğ olarak  ısırılıp yenir.




















Huliya. Haşlanmış kustelli kara lahana göbeği, sarmısaklı zeytinyağı ve limonla yapılan meze türü yiyecek.



















Hurzi. Ense.

İçli tava. Malzeme (Benim tarifim)
1 kg. ayıklanmış, kılçığı çıkarılmış hamsi (yaklaşık 2 kg. hamsi).
2 su bardağı pirinç.
1 çay bardağı zeytinyağı.
Yarım kahve fincanı kuru üzüm (şeker yerine).
Yarım kahve fincanı kuş üzümü (mayhoşluk versin diye).
2 adet ince kıyılmış iri soğan.
1 çay kaşığı karabiber.
1 yemek kaşığı kavrulduktan sonra ince kıyılmış çam fıstığı.
1 yemek kaşığı ince kıyılmış ceviz veya fındık.
1,5 su bardağı su.
Bir tutam kuru nane
Yapılışı:
1-Hamsiler 1. fotoğrafta olduğu gibi yuvarlak bir fırın kabına dizilir. Bir kısmı 4.fotoğrafta olduğu gibi üzerin dizmek için ayrılır.
2-Derin bir tava veya tencereye zeytinyağı konur.
3-Yağ ısınınca soğan ilave edilir ve renkleri grileşinceye  kadar sürekli karıştırılarak  kavrulur.
4-Üzümler ilave edilir ve eşit dağılsın diye iyice karıştırılır.
5-1.5 su bardağı su ilave edilir ve karıştırılır.
6-Salataya attığınız ölçüde tuz atılır ve karıştırılır.
7-Dört ocaklı fırınınızın en ufak ocağının en hafif ateşine  alınır suyunu çekinceye ( Biraz suluca pilav derecesinde) kadar pişirilir. İç pilavın pişmesini beklerken 150 dereceye getirilen fırın çalıştırılır.
8-Hafif sulu pilav derecesindeki iç pilava nane, karabiber, çam fıstığı, ceviz/fındık  ilave edilir, iyice karıştırılır.
9-Hazırlanan iç pilav 1.fotodaki tepsiye doldurulur ve 2.foto gibi olur.
10-Tepsinin kenarlarına dizilen hamsilerin iç pilav dışında kalan kısımları iç pilavın üzerine 3. fotodaki gibi yatırılır.
11-Bir kenara ayırdığımız hamsilerle 5.fotodaki gibi pilavın açık kısımları örtülür. Ve üzerinden zeytinyağı dolaştırılır.
12-Tepsi 150 ısınmış fırına konur. Hamsilerin üstleri kızarıncaya kadar  yaklaşık 30-35 dakika pişirilir.

Not: 1 kilo hamsili içli tava bir gecede bitirmenin zor olacağını düşünerek büyük tepside değil de aynı mantıkla fırına dayanıklı çorba kâselerinde pişiriyorum. Ertesi güne bırakılacak kâseleri hamsileri henüz kızarmadan 30. dakika civarında fırından alıyorum. O akşam yenecek olanların kızarmalarını bekliyorum.
Ertesi akşam yemeden önce yine önceden 150 ısıtılmış fırına koyup hamsiler kızarana kadar pişiriyorum.





























İfteri. Eğrelti otu.


 




















İfterinin kugari
Beyir gelır okari
Evlilerden ne olur
Seversen sev bekari

İğrat.


























İğrip:
Tam donanımlı balıkçı teknesi.


İhbal. Baht açıklığı. İkbal.
Fındık cubuğı gibi
Dalsız beyidım dalsız
Niye doğurdın beni
Anacuğum ihbalsız.

İhbala. Gelecekte, Olasılı.

İsdeyici. Dilenci.


İstifiza. Ağaçsız alanlarda kendiliğinden yetişen çalı türü. Boyları 60 cm civarındadır. Çalı süpürgesi yapmakta kullanılabilir.
















İşlemek.

Kemencemım başina
Ya işlesın işlesın
Kırmizi yanağıni
Ali Kemal tişlesın.


İşluk. Gömlek.
Beyaz işluk kedendan
Yarim gel gecme benden
Bilseydim gececesin
Sened alırdım senden.

İşmar.  El, göz, baş il yapılan işaret.
Ayağımı keseyi
Yeni yolın daşlari
İşmar edeyi bağa
Gözlerilan kaşlari.

İzim. Üzüm.

İzmilange.

İzim ayı. Eylül ayı.

Kabera. Yabani bir  bitki.

Kabot. Kaban.

Kabsalak. Az akıllı.

Kadeftera.

Kafkal. Toplanmış ve kurutulmuş kabuklu fındığı kabuğundan elle ayırma işlemi. Şimdileyin bu işi patoz yapıyor.

Kaful. İçerisine girilemeyecek yoğunlukta dikenli çalılık.






















Kakanis. 

Kakayda. Yabani vişne.

Kalak. Büyük zinos (Martı).

Kalama: Çekilmekte olan ip, halat veya balık ağına çok gerildiği anda  kısa bir  boşluk vermek.

Kalanima. Akçaabat'tan Trabzon'a giderken birin ile ikinci dere arasında kalan yer. Şimdiki Söğütlü.

Kaleder: 

Kama. Birbirine tutturulacak ik ahşap malzeme üzerine açılan deliğe sokulan ahşap çivi.

Kamçe: Taze soğanın tohum veren  kısmı.






















Kanzi. Parçalanmış iç fındık.

Kapmak. Isırmak. İnsanın bir başkasını sıkı sıkı yakalaması. Başkasının elindekini hızlı bir şekilde almak. Köpek ısırması.

Karana. Yeraltı sularının zemini sürekli nemli tuttuğu yerler. Çoğunlukla bir su pınarı vardır.

Karemiş. Karayemiş, taflan.















Karemişin dallari
Sallanır yabraklari
Kafayı güzel ceker
Mudura  uşaklari.

Karmakudal. Birbirine karışmış.İçinden çıkılmaz hale gelmiş.

Kaskallamak. Kâğıt oyunlarında istenmeyen bir kâğıdı veya eli rakiplerin almasını sağlamak. Ticarette kandırmak.

Kastor. Bekçi köpeği. Argo: Kraldan çok kralcı, yağcı.

Kaş. Dik yamaç, uçurum.
Dizlerım ağarıyi
Enemeyırım kaşdan
Ukrayna karilari
Yari çikardi başdan

Kavara. Osuruk.
Değirmendere yollari
Hep kaldiler avara
Urusun beyukleri
Yesın biraz kavara

Kavlağan. Çınar.

Kazan Göli.  Derelerde dairesel göl.
Derede kazan göli
Su dolidır su doli
Neda çabuk unuddun
Buluşduğumuz foli..



Kede. Kedi.
Goyerdum ufağuma
Yunan gavuri gibi
Birden bire cirladi
Kede bağırır gibi.

Kefere: Olumsuz, sevimsiz kişi ya da olay.

Keleb. Yün ya da keten iplik çilesi.
Yeşil iblik kelebi
Çık karşıma yelebi
Benim sevduğum oğlan
Mahallenin çelebi.



















Kendime. 



Kendi payıma. Bence, bana göre.

Kerendi. 















Kıpraşma.
Davranma, hareket etme, kıpırdama.

Kıran/Gıran. Çevresinden nispeten yüksek,  ağaçsız çimenlik seyir düzlüğü.
Ay vuranda vuranda
Çık da odur kıranda
Alacağım Ayşeyi
Kukkular bağıranda.

Kidal/girdal. Büyük ağdaki balığı yardımcı kayığa aktarmaya yarayan ufak ağ.

Kise. Bir kuş türü.
Addımda vuramadım
Şu daldaki kiseyi
Kısa darla içine 
Gizlediler keseyi.

Kıcilamak. Yaramazlık yapan çocukları kırmadan fırçalamak.

Kılav: İnce ayar yapmak. Bilenmiş bıçağın ağzında biriken milimetrik metal parçalarını temizlemek.

Kle kle. Sığırları yönlendirme nidası.
İşmar eyledım oğa
Bakayi güle güle
Sığırların beşinde 
Edeyi kle kle .

Klefte. Hem beleş hem de uygun.

Kofle. Salyangoz.


















Kob. Koş.
Obaların içinde
Varolsın Derinoba
Ula senın beşinde
Yoruldum koba koba.

Kobmak. Koşmak.

Koheyda. Yabani bir bitki.

Kolebiza. Kısa ve küt gagalı Karabatak. Kavrulduğu için gelişememiş erik.

Kolof. Ziriktanın büyüğü.
Hazirladım kolofi
Koydum oni davaya
Gezeceğuduk senlan
Ya bak habu havaya.

Komar. Mor, lila, sarı, beyaz renklerde olabilen  muhteşem bir çiçek. Kuz tarafta  ormanların dereye yakın yerlerinde yetişir. Fazla güneş sevmez, rüzgar hiç sevmez.















Yüklen komar oduni
Gel gırana gırana
Haburdan usul usul
Kitelım Trabzon'a.

Korza. Göz önüne gelmeyen, basit doğal engellerle veya eşyalarla sakınılmış alan.
Bizim kede doğurdi
İki tişi bi tekir
Gizli iş çeviriyi
Ha bizim korza Bekir.

Kosi. Kuluçkaya yatmış tavuk.
Evın dibinde kuyi
Ondan cekerım suyi
Senın o fol ağzına
Kondurayım kosiyi.

Koşum. Yan yana getirilmiş iki elin avuçlarının hacmi. Bir koşum fındık.





















Kot. Mısır, buğday, fındık ölçmede kullanılan 30 cm çapında 40 cm yüksekliğinde silindirik ölçü kabı.
Yemekden derdın yokdur
Hem yağ vardır hem yoğurt
Al çuvali arkana
Bir kaç kot misir oğut

Kot kafa. Salak.

Kovit. İskorpit balığı.












Kozer. Köpeklerin ahşap yiyecek kabı. İçerisine malez konulur.

Kudal. Tahtadan veya ağaç dalından yapılmış yemek, yal karıştırıcı, çırpıcı alet.
Uzat bana kudali
Kariştirayım yali
Terman kalmadi penda
Yapamayirım yali.


Kufa. İneklerin yiyecek kabı. 5-6 cm genişliğinde 30 cm yüksekliğinde ince tahtadan yapılır, altı üstünden daha dar silindir biçimindedir.
Arkasında kufacuk
Ne ufacuk ufacuk
El eddım memesine
Yumurtadan ufacuk.

Kugar. Genellikle kiraz, incir gibi silkelenerek toplanamayan meyve ağaçlarının uzak dallarının çekilerek toplanmasına yarayan 7 rakamı biçimdeki ağaç dalı.
Şemsiyemin kugari
Okaridır okari
Almayi beni kızlar
Alacağım dul kari.


















Kukku Kuşu. Guguk kuşu. Çıkardığı ses nedeniyle  bu isim verilmiştir.













Kukku ne bağırırsın
Kukku dilin kurusun
Birak güzel gızlari
Sabahlari uyursun.

Kukuca. Haşlanmış kuru mısır, kabak ve fasulye ile yapılan yemek. Süt katılarak yenir.


Kukuğak. Bir oturuş biçimi.
Yaylanın kukuğağı
Yere vurdi kırağı
Kaybana sevdaluğun
Merağıyim merağı.

















Kukula. Kuka, dantel ipliği yumağı.

Kulakli.




Kulir: Bok.

Kulles.

Kumuş. Üç dört tanesinin bir arada olduğu fındık koçanı. Çotanak.
















Kuples. Üstü alta getirilmiş, ters çevrilmiş.

Kurebi.
E kız kurban olayım
Seni veren rabbiya
İşmar eyledım oğa
Davrandi kurebiya.


Kustel. Kara lâhananın gövdesi. Mısır saplarının biçildikten sonra tarlada kalan 25- 30 cm yüksekliğinde kısmı.
Yedım yağla yoğurdi
Yüreğım bolanıyi
Lahana kustelleri
Karnımda dolanıyi.





















Kuş lastiği. Sapan.

Kutalis. Takım oyunlarında bir devre bir takımda, ikinci devre ikinci takımda oynayan fazla oyuncu.

Kuymak. Mısır ununa Trabzon peyniri katılarak yapılan kahvaltılık yiyecek.
Abulam kuymak yabdi
Ketırın kaşuklari
Çayırın kenarinda
Ağlar uşacuklari.

Kuz. Kuzey doğu.
Çayir biçerım çayir
Kaleciğun kuzinda
Aşti yarim gelıyi
Bohcasi omuzinda.

Kuza.











Kücük ayi.  
Şubat ayı.



Külünk.


Lagat. Misine sarılan dikdörtken ahşap çarceve.






















Lâğana. Kara lahana. Dünyanın neresinde bir kök kara lahana varsa, orada bir Karadenizli vardır.
Kittim aldım lağana
Kıydım koydum sağana
Hiç emrımde görmedım
Senin gibi kaynana.






















Lağız. Mısır.
Lağız soyarım lağız
Gezma yarim yalağız
Pizım komşularımız
Peşimizde kılağuz.

Lakdama.

Lalaka. 

Laum. Dinamit.

Laum atmak. Dinamit lokumuna yaklaşık 5 cm uzunluğunda fitil soktuktan sonra ateşleyip denize atarak patlatmak suretiyle balık avlamak.

Lâmbes. Yamyassı hale gelmiş olma durumu.

Lâmli.  Ateşli silahların namlusu.

Lângoz. Su içindeki kayalar arasında derin çukur.

Lânger

Lâsir. Bezelye.















Leha. Silme balık dolu güverte.

Lengur. Bir hitap şekli. Biraz aşağılama içerir.

Lev. Kayıkların omurgasında bulunan ve ambara dolan suları dışarıya akıtmaya yarayan 3 cm çapında delik.

Liburdi. İyi niyetli olmayan sevimsiz ve yaramaz çocuk.

Lili. Ufak çocuk pipisi.

Limas. Soğuktan, kardan, rüzgârdan nispeten korunaklı olma durumu.

Limasluk. Limas olan yer.

Link edememek. Argo: Şaşkınlıktan konuşamamak, verecek yanıt bulamamak, eylemsiz kalmak.

Loğusa. Lohusa.

Löğora. Yabani bir bitki.





















Löğroz. Yamaçlara kurulan evlerin,  yamaç tarafındaki duvarından nem almaması için duvarla yamaç arasına açılan yaklaşık 60 cm genişliğinde boşluk.





















Lürt. Gelinciğe benzer yabani bir hayvan.

Lütürüt: 

Madis. Yırtılan balık ağlarını tamir etme işi.

Madis Yığnesi. Madis yaparken kullanılan özel iğne.

















Makâna.
Otomobil, kamyon, otobüs gibi hareket edebilen araçlar.
Makânanın ustine
Bağladi yatağıni
O ağlamadan aşdi
Zigananın dağıni


Maksız. Şakacıktan.

Malafat. Erken cinsel organı.

Malahor. Yabani bir ağaççık. Argo: erkek cinsel organı.

Malaktar: Yaklaşık 1 metre boyunda sopanın uç kısmına pamuklu kumaş sarılmak suretiyle  yapılan meşale. Gaz yağına batırılıp yakıldıktan sonra gece yolculuklarında aydınlatma aracı olarak kullanılır.

Malak gibi yatmak. Büyüklerin yanında saygısızca uzanmak.

Malez. Karışık köpek, kedi  yiyeceği.
Kedenın malezini
Tök yalağına yesın
İşun keçti karşiya
Şindi ne tersa tesın.


Maniya. Bir yerde birikmiş is.
Kara Hasan kaynatam
Tesbihi alır yere
Kızı Seher yakışir mi
Habu maniyali eve.

Manya. Yesir ve görebe oyununda rakibin sobelendiğini belirten nida.

Mares. Diriliğini kaybederek gevşeyip sarkmış olma durumu. Genellikle olgunlaştığı halde toplanamayıp ağaçta bırakılan incirlerin suyunu kaybedip  büzüşmüş halini anlatmak için kullanılır.

Mareslemek. Argo: Hasta olmak.

Margo. Erkek kedi.  Argo: erkek gibi kadın.
Gidecoğum çarşiya
Adıma vurdum eyer
Köyün en akıllısı
Şu bizım margo Siyer

Mayna.

Meci. İmece. Genellikle kafkallamak veya mısır tanelerini koçandan ayırmak üzere kadınların ve çocukların katıldığı yardımlaşma toplantıları. Mecilerde çeşitli oyunlar oynanır.
Gideyiken meciye
Kaldım yari geceye
Kesildi mi seslerın
Uymayi kemenceye.

Memişane: Helâ

Meştebe:
Kiteyiken yaylaya
Ne olsa yeseyidım
Korpakor meştebenden
Biraz su içeyidım.


Mile. Misket.
Yaylanın çümeninde
Mile oynarım mile
Sarsam seni arkama
Yayık ibilan bile.

Mingalis. Küçük bir miktar.

Minzi. İnce tülbentte süzülmüş ayranın posası. Halis tereyağla kavrularak kahvaltıda tüketilir.

Moddeo. Aaaaa! Memnunluk belirten şaşkınlık ünlemi. Genellikle beklenmedik bir anda uzun süredir görülmeyen veya orada olması beklenmeyen  bir tanıdıkla karşılaşıldığında kullanılır. Moddeo Hasan!

Mol. Küme. Aynı tür bitkiden birkaçının bir arada olması . Çoğunlukla fındık için kullanılır.
Kuş foli komar moli
Doli yağayi doli
Sevdaluğun yüzünden
Ben da kaybeddım yoli.


Mora. Avat dikeninin meyvesi.





Mudara. Gereksinim, ihtiyaç, muhtaç olma durumu.
Dumanli dağınıza
Varmam ocağınıza
Benım mudaram yoktur
Sizin uşağınıza.

Mudura/Mudra.  Bizim köyün Gülbahçe olmadan önceki adı. Anlamı üzerine yapılan açıklamalar yeterince akla yatkın olmadığı için şimdilik açıklamasını geleceğe bırakıyorum.

Muhlama.

Mumul.

Munzur. İnsan ve hayvan yüzünün burun ucu ve dudakları kapsayan bölgesi.
Karşıda ne durursun
Durur da duşunursun
O seyrek munzurlari
As kugara kurusun.

Munzurıni asdi. Bir eylem veya söz karşısında hoşnutsuzluğunu ağız ve burun mimikleriyle gösteren kişinin görünüşünü betimleyen deyim.

Murt. Boşu boşuna ölmek. Bok yoluna gitmek. Bismilsiz ölmek.
Oyle bir anan var ki
Dünyayi yese doymaz
Öldüğünde murt gider
Cenazesi kılınmaz.

Müdana. Tenezzül

Na: Buyur, al.

Nağara. Nara.

Naktar. Anahtar.

Nalakuyruk. Topukların neredeyse popoya değecek biçimde koşarak kaçma hali.

Nâmnâ. Bebek yiyeceği. (A'lar uzun değil ince okunur.).

Nasi. Nasıl.
Yağmur yağdi yabrağa
Serpdida vurdi bağa
Bu gencecuk gelini
Nasi koydun dobrağa.

Ne sarayi. Çok eğlenceli oluyor.

Ne sarar. Çok eğlenceli olur.

Nuska. Muska.
Adladım karşi dağa
Basdım yeşil yabrağa
Sihirliyim sihirli
Nuska yapdırdım bağa.

Obur. Hortlak. Kendini kaybedercesine yemek yiyen. Obez. Obur genellikle mezarlıklarda dolaşır. Mezarlık yanından geçerken dua okumak oburun yaklaşmasına engel olur. Geceleyin evden çıkarkn bismillah demek alışkanlığı da obura karşı alınan önlemdir.

Okari. Yukarı.
Haburadan okari
Gel kitelım yaylaya
Yoruldunsa Fadime'm
Pinelım arabaya.

Okarigiler. Köyün dağ tarafına yakın olanlar. Sahilden uzak olanlar. Üstüyangilerden daha yukarıda olanlar.

Odli dava.






















Paluk yağayi. Balık sürüsünün deniz yüzeyine çıkması ve havaya atlayarak suya düşmesini tanımlayan deyim. Alttaki fotoğrafta "palamut yağayi".
















Pasapas. Hiç ara vermeden, dinlenmeden.

Patlangıç.

Pay. Bir sezon sonunda hasılattan tayfalara ayrılan para. Tam pay 1, yarım pay 1/2, çeyrek 1/4, uğrub 1/8, kıymık 1/16.

Perçem: Mısır koçanının püskülü. Mısır koçanının ince olan yaprakları rulo şeklinde sarılır ve kıyılmış perçem içine konularak sigara yapılır.

Pedek. Arı.
Çoruk pedek yeridır
Oğul vermez dişari
Poşuna tolaşupta
Yıbratman çaruklari.

Pelit. Meşe.
Çamdan geçtim pelide
Kız perilerin yide
Seni anan vermedi
Penım kibi yiğide.

Pestili çıkmak. Perişan olmak.

Peş yaptırmamak. İki söz etmesine izin vermemek.

Pines. Kümes.

Pisi/Pisig. Kedi.
Pisi pisi pambuk
Elisine kanduk
Üç mum yakduk
Seyrine baktuk.

Pişşt. Kedi kovalama nidası.

Polatka. Büyük balıkçı motorlarıyla balık avına çıkan tayfalara verilen avans.

Puli purti. Ortalıkta olduğunda düzeni bozan eski.yeni her türlü eşya.

Pustuk. Taneleri alınmış mısır koçanı. Odun sobalarında yakacak olarak kullanılır.

Rosi. (Bkz.) Kidal.

Roke. İskambil kâğıdındaki şeytan.

Sal. Hasta ya da tabut taşımaya yarar sedye.

Saldat: Hantal.

Samara. (Bkz.) Karana.

Sarambula. İçyağı, tereyağı, zeytinyağı, kuru soğan, yeşil soğan, maydanoz, pazı yaprağı ile yarma mısır, usulüne ve sırasına göre pişirilmesiyle yapılan yemek. Halka şeklinde doğranmış salatalık kaşık gibi kullanılarak yenir.

Salhana. İşsiz güçsüz başıboş dolaşan ve bu durumu tasa etmeyen.

Saruğuburma.

Say değil. Yarım akıllı yetişkinlerin  ya da çocukların  kırıcı, incitici, yersiz sözlerinin dikkate alınmaması gerektiğini anlatan deyim.

Savma. Yaranın iyileşmesi. Kiraz, incir, dut gibi mevsimlik meyve ağaçlarında meyve kalmamış olması.

Sayvan. Ağaç direkler üzerine yapılan gözetleme kulesi.




Selânder. Çiten, serander.

Sifte. Çocuk oyunlarında önce başlama hakkı. Siftah.
Yarin işleri pozuk,
Para kazanamayi,
Siftesini yapmadan
Tükanini kapayi.

Siğıra gitmek. Sığırları otlatmak üzere çayıra götürmek. Sabah  7 ile 9, öğleden sonra 15:30 ile 17:30 arasıdır bizim köyün siğıra gitme saatleri. Sığırların adı genellikle "sarıkız" ya da "karakız" olurdu.
Mezereler yanyana
Tumanlari tüteyi
Pen gördum nazli yari
Siğırlara gideyi.


Simon: Saçların önden arkaya veya bir yandan öte yana ıslatılarak özenle taranmış durumu. Buzak yaladi da denir.


Sini. Üzerine yemek yenilen yaklaşık 60 cm çapında bakır tepsi.















Rafındaki siniler
El değmeden iniler
Gurbeddeki yarimin
Kulakları çiniler.

Sipsi. Kedi.

Sirdarmak. Sırıtmak.

Sirhan. Isırgan otu.Yaprakları tava yapılarak yenir.

















Hayde kitelım hayde
Hayde gelmeyımisın
İncelendi bellerın
Sirhan yemeyi misın.



Siser.

Siska. Ufak tefek çok zayıf. Sıska. Soğan fidanı.



Somara. Sapları tava yapılarak yenen yabani bir bitki. Dereye yakın sulak ve gölgelik yerlerde yetişir.


Somara  davasi. 

















Soyunmak. Işık kaynaklarının sönmesi. Güneşin batması.
Ay vuruyi vuruyi
Işıklar soyunuyi
Ver ağzıma memeni
Dudaklarım kuruyi.

Suluk. Eski tip evin ebeveyn yatak odasının bir köşesinde bulunan yerden 10 cm yükseklikte kenarı 80 cm, şimadan yapılmış, dışarıya akarı olan  duş teknesi. Yıkanmak ve çiş yapmakta kullanılır.

Su Dökünmek. İşemek.

Sumuç. Tam açılmış başparmakla işaret parmağı arasındaki uzunluk.













Sükluk. Islık.

Süner. Sınır.

Süzek. Süzgeç

Şima. Kum, çimento, kireç karışımı harçla yapılan döşeme.
Kirasunun evleri
Şima ile kaynama
Kız penımla oynadın
Paşkasile oynama.

Tahra.

Tanazluk. Küpeşte tahtası.

Tarazlanmak. Aşınmak.

Tarata.

Temreğu. Egzama.

Tepreşmek. Savmakta olan yaranın tekrarlaması.

TeşirmekMeyve toplamak.
Eğdım funduk talini
Kel teşire teşire
Yedi köyun içinde
En güzeli Menşure

Teşki. Keşke.

Tevek. Kabak ve salatalığın sarmaşık biçimindeki gövdesi.
Balkabağı teveğı
Kurıdi sökilecek
İki memen arasi
Beyazdır ebilecek.

Tevekkel. 

Tirvana. Bir kuş türü.
Tirvana vurdım uşdi
Tuyi tarlaya duşdi
Ben ne eddım gaynana
Oğlun beşime duşdi.

Tirnakli.

Tiza. Kene.














Torasan. Bir incir türü. İncirden daha lezzetlidir. Beyaz incirle karıştırılmamalıdır.



















Tuman. Sis.
Ey yayladan kelenler
Yaylalar tuman midır
Yitirdım sevduğumi
Köreninız var midur?

Ucuc boceğı. Uğur böceği.

Urum. Rum.

Urus. Rus.

Uşak: Erkek çocuk.
Maçkalı, dişleri yeni yeni çıkmaya başlayan çocuğunu kucağına almış fındık içi yedirmeye çalışıyorken bir taraftan da " ye uşağım ye! beyuduğunda, erkekluğun ardar" diyormuş. Kocasının konuşmalarını duyan karısı mutfaktan seslenmiş:
-Parmak  kadar uşağı pirak da, adağu ağzına iki dane.

Üstiyangiler. Eve göre dağ tarafında ama yakında olan evlerde yaşayanlar.

Varyoz. Balyoz.

Vindo. Bir tür iri sinek. İneklere musallat olmasıyla bilinir.

Viya. Deniz dalgasının tam kırılacağı sırada önüne uzanıp vücutla sörf yapmak.

Vizviz. Sivri gagalı küçük karabatak.

Volar. Tarlayı bellerken belin topraktan bir seferde alt üst ettiği bölüm.

















Yal. İnek yiyeceği.

Yal Kazani. Yal hazırlanan büyük kazan.

Yali. Köyün denize yakın kısmı.

Yalgı. Deniz anası.

Yalluk. Sığırlara yal hazırlamada kullanılan her türlü yiyecek.

Mezerenın yolinda
Yalluk ederım yalluk
Uc seneye dayandi
Edduğumuz sevdaluk.

Yanpiri. Eğri büğrü, düzensiz.


Yar kopması. Heyelan.
















Yarindasi: Yarından sonraki gün. Ertesi gün.

Yarma: El değirmeninde kalın çekilmiş sarmalık mısır.

Yaşmak. Üzerinde hiçbir işleme olmayan beyaz baş örtüsü.
Başındaki yaşmağa
Durdi güller aşmağa
Sen beni alişdirdın
Sevdali konuşmağa.

Yeğnik. Hafif.

Yelve. Bıldırcının büyüğü.

Yesir. İki takım arasında yapılan ve hıza dayanan bir oyun.  İlk olarak takımlardan birinin oyuncusu koşmaya başlar.  Arkasından diğer takımın oyuncusu koşar. Amaç öndeki koşucuyu yakalamaktır. Yakalanan oyuncu takımı için eksi puandır. Oyuncular yakalanmamak için dilediği yolları seçebilir. Yakalanmadan başladığı yere dönen oyuncuların çokluğu oyunun galibini belirler.

Yığın. Horamanın büyüğü. Horaman sadece mısır saplarıyla yapılırsa da yığın çayırla yapılabilir.





















Estir kara yel estir
Bu gün dağlara destur
Keşişin yığınini
Sabahınan taş kestır

Yisa. Balık ağlarını ya da kayıkları çekerken söylenen isteklendirme nidası.

Yukli. Hamile.
Derenın baluklari
Buyuklidır buyukli
Kocan kitti askere
Sen kimden kaldın yukli.

Yureğım bolanıyi. Mide bulanması.

Yureğım kesildi. Korkudan ölecek gibi oldum.

Zakoda. Taşla kırılmış zeytinlerin suda bekletilmiş hali. Tuzlanarak kahvaltıda tüketilir.

















Zağna. Yengeç.

Zavan. Kıraç alanlarda yetişen yabani bir bitki. Beyaz ve sarı çiçek açarlar.





















Zayi.
Sanırım, herhalde.

Zibil. İnanılmayacak kadar fazla. Çok küçük. Minik. Denizin kıyıya attığı gargalakların büyükleri toplandıktan sonra kalan küçük parçaları.


















Zifin. Sarı beyaz çiçekler açan bir orman bitkisi.
















Haburadan okari
Zifin çiçeği sari
Vermeyiler adama
Gönul sevduğu yari


Ziğna.  Deniz üzerine uzanan kayalıklar ve sahilde mağaralardan oluşmuş bölge .

Ziğos.  Kapkara bulutlarla sarılmış gökyüzü, fırtına, yağmur, hortum  içeren hava durumu.


Zimla. Göz çapağı.

Ziniya. Tavuk pisliği.

Zinos. Martı.

Zipçuk. 

Zipka.


Zirikta. Yaklaşık bir santimetre kalınlığında üç santimetre  çapında hamurun yağda kızartılmış hali. Üzerine toz şeker dökülerek yenir.

Ziyer.

Zizil. Solucan.

Zuluf. Kafkal işlemi sonucu ortaya çıkan ve içinde fındık olmayan kabuk.

Zumban. Bir tür sarmaşık.

Zumbuk. Orta parmağın tümsek yapılarak  küçüklere ikaz amacıyla vurulan sevimli darbe.

Zumur. Ezik, ezilmiş. Bilekiden yeni çıkmış sıcak mısır ekmeğinin ortası oyularak içine taze tereyağ koyulduktan sonra iyice ezilmek suretiyle  yenecek duruma getirilmiş hali.

Zükam. Nezle.



Göz Atılan  Kaynaklar.
-Sözcüklerin büyük çoğunluğu 17 yıl yaşadığım Mudura Köy'ünden aklımda kalanlardır.
-Trabzon Yerel Ağızlar Derleme Sözlüğü. Bahattin Sezgin.
-Doğu Karadeniz Bölgesi Eşkıya Ve Kabadayıları. Yaşar Küçük.
-Trabzon Maçka Etimoloji Sözlüğü. Kudret Emiroğlu.
-Tarih Boyunca Karadeniz'de Etnik Yapılanmalar Ve Pontus. Haşim Albayrak
-Doğu Karadeniz Yer Adları Ve Söz Varlığı. Osman Coşkun.
-Manilerimiz Ve Trabzon Manileri.Ali Çelik.
-Doğu Karadeniz Masallar Öyküler Söylenceler Destanlar. Haydar Gedikoğlu.
-Trabzon Tarihi. Mahmut Goloğlu.
-Trabzon Yer Adları İlyas Karagöz.
-Hitiçe Türkçe /Türkçe Hititçe Büyük Sözlük. Ahmet Ünal.
-Bir Tutkudur Trabzon. İ.Gündağ Kayaoğlu, Ömer Ciravoğlu, Cüneyt Akalın.
-Trabzon Halk Kültürü. Mustafa Duman.
-Büyük Sümerce Sözlük. Nafiz Aydın.
-İlkçağda Türkiye Halkı. Bilge Umar.
-Trabzon ve  Yöresi Ağızları. Necati Demir.
-Kaçkarlarda Bulut Olsam. Uğur Biryol
-Trabzon'u Anlamak. Güven Bakırezer. Yücel Demirer.
-Trabzon'un Yer Adları. Enver Uzun.
-Trabzon Kent Mirası. Ömer İskender Tuluk, Halil İbrahim Düzenli.
-Mitolojide Doğu Karadeniz. İlyas Karagöz.
-Panaret'in Trabzon Tarihi. A.Hahanov.
-Tarihsel Süreçte Trabzon Halkı. Ömer Şen.
-Karadeniz Kappadokia'sı (Pontus). Bilge Umar.
-Gürcüler. David Marshall Lang.
-Anadolu'nun Milli Devleti Pontos. Mahmut Goloğlu.
-Lazlar'ın Tarihi. Muhammed Vanilişi- Ali Tandilava.
-Pontos Kültürü. Ömer Asan.
-Lazlar. M.Recai Özgün.